Türkiye Sevdalısı Sağlıkçılar Mitingi

Sağlığın Kahramanları Değerli Arkadaşlarım;

 

Sağlık alanında sizler için mücadele veren 42 sivil toplum kuruluşu olarak bugün buradayız. Bizler vatan sevdalısı sağlık çalışanları olarak Mehmetçiğimize, memleketimize, güzel ülkemize destek olmak İçin bugün burada bir araya gelmiş bulunuyoruz.

 

Hepimiz biliyoruz ki, bu aziz vatan topraklarında, dünyanın bu en kıymetli coğrafyasında, yine kadim tarihimizde olduğu gibi ve yine tabiri caizse yedi düvele karşı, milletimize birlikte var olmanın, ayakta kalmanın, hakkın, hukukun ve adil bir dünyanın savaşını veriyoruz.

 

Atalarımızdan bizlere kutlu bir emanet olarak miras kalan Anadolumuz; dini, dili, rengi, ırkı ne olursa olsun bütün mağdurların, bütün mazlumların son sığınağı, son şefkatli kucağıdır artık.

Dünyanın ve kana susamış emperyalist egemenlerin bir damla petrol için, sadece kendi refahları, kendi zenginlikleri, kendi zevkü sefaları için hemen yanıbaşımızda pervasızca akıttıkları kan ve gözyaşı elbette son bulacak, ilahi adalet er ya da geç tecelli edecektir.

Bunun gerçekleşmesi için şunu unutmamak gerekir ki, eğer sahada değilseniz söz sahibi de değilsiniz demektir. İşte bugün, Türkiye olarak, hem sözümüzün sahibi olmak hem de sözümüzün arkasında durmak için sahadayız.

Buradan, Ankara’dan, Sıhhiye Meydanı’ndan; canlarını hiçe sayarak, vatan-millet sevdasıyla sahada bulunan kahraman Mehmetçiğe selam olsun diyoruz.

Bizler, büyük ve acımasız bir planın yürütüldüğünün farkındayız. Bize diz çöktürdüklerinde bütün ümmetin, bütün mazlumların ümidinin kırılacağını biliyorlar. Bunun için yüzyıllardır her türlü entrikayı, terörün her türlüsünü ve bütün kirli kaynaklarını seferber ediyorlar.

Daha yakın zaman önce yaşadığımız Ermeni Asala terörü böyleydi. Bugün başımıza musallat edilen PKK terörü böyle. Gezi olayları, Kobani kışkırtması bunun içindi. 15 Temmuz Hain Feto Kalkışması bu yüzdendi.

Ama onlar bilmiyorlardı ki bu millet tarih boyunca asla diz çökmemiştir. Şimdi de Allah’ın izniyle diz çökmeyecektir.

İhanet şebekeleri aracılığı ile bizi boğmak ve teslim almak isteyenler bilmiyorlar ki, “Türkiye, sadece Türkiye’ den ibaret değildir”. “İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın” prensibini kendisine şiar edinmiş  bir millet olarak; emperyalistlerin ve kan emicilerin hiçbir zaman anlayamayacağı bir şefkat ve merhametin yılmaz taşıyıcıları olarak bütün mazlumların, gözü yaşlı annelerin, masum çocukların dualarının en başında yer alıyoruz.

Çünkü bizler, mukaddes emaneti yüklendiğimizin farkındayız. Bu bilinçle, tüm dünyanın ve tüm insanlığın iyiliği, mutluluğu ve huzuru için mücadele etme azim ve kararlılığından asla vazgeçmeyeceğiz.

Biz Sağlık çalışanları ve bizden önce yaşamış öncülerimiz, tarih boyunca ne zaman ihtiyaç duyulsa daima seferde, daima cephede, daima ateş, kan ve barutun yanıbaşında olduk. Askerimizin, polisimizin, güvenlik güçlerimizin refiki olduk. Topraklarımızın dört bir yanı işgale uğrarken, Birinci Dünya Savaşında, Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda hep cephenin içindeydik, kayıplar verdik, can verdik, canlar kurtardık.

Terörün tarumar ettiği şehirlerimizde, hendeklerin arkasında biçare kalmış insanımıza ulaşıp yaralarını sarmak için mücadele ederken ağır bedeller ödedik.

15 Temmuz ihanet gecesinde halkımızın ve güvenlik güçlerimizin üzerine yağdırılan bombaların bir hedefi de ambulanslar ve sağlık çalışanlarıydı. O geceyi büyük bir vakar ve gayretle aşmayı başardık.

Şimdi de yine ülkemizin Sağlık çalışanları olarak; barışın,  huzurun ve dostluğumuzun bir nişanesi olması adına,  “Zeytin Dalı” nı tüm dünyaya uzatırken, tüm tehditlerin ve terör örgütlerinin yok olması pahasına yine “incire ve zeytine andolsun ki” gerekirse şehadet şerbetini içmeye ve cennet-i ala’ ya ulaşmaya hazırız.

Ancak, bizler ne dersek diyelim. Bilelim ki birileri sözde barış yanlısı görünerek emperyal kampa hizmet etmeye devam edecektir. Hendek terörü estirilirken, öğretmenler, sağlık çalışanları katledilirken üç maymunu oynayanlar ve hiç sesi çıkmayanlar şimdi hangi üst akla hizmet ederek konuşuyorlar ayan beyan ortadadır.

Buradan terör sevici, terör destekçisi, terör dili kullanan ve her fırsatta ülkemizi dünyaya yalan yanlış şikâyet eden Tabipler Birliği’ne sesleniyorum.

Teröristler tarafından katledilen sivil vatandaşlarımız ve Şehit edilen sağlık çalışanlarımız, askerlerimiz, polislerimiz için terör örgütünü hiç kınamadınız.

Hastanelere PKK tarafından roket atılırken, ambulanslara kurşun sıkılırken, sağlık çalışanlarımız şehit edilirken sesinizi hiç çıkarmadınız da ülkemizi hedef alan PKK, PYD, YPG’li teröristlere karşı mücadele edildiği zaman mı bunu savaş gibi gösterip sözümona barış istiyorsunuz. Siz bu halinizle asla ama asla sağlık çalışanlarını, hekimleri temsil etmiyorsunuz. Siz terör örgütlerinin sözcülüğünü yapıyor ve onların taşeronluğuna soyunuyorsunuz.  Ama ne yaparsanız yapın sadece hıyanet içinde olur da daha fazlasını beceremezsiniz. Bu vatanı işgal ettiremezsiniz.

Buradan sırtını bir yerlere dayayan sözde siyasi partiye de sesleniyorum; siz sırtınızı sadece PKK, PYD, YPG’ ye değil aynı zamanda Emperyalist Amerika’ya, Siyonist İsrail’e ve Avrupa’nın terör sevici ülkelerine dayadınız ama gene olmadı, gene olmadı. Dayandığınız dağlar, ağababalarınız, sizi şımartan şarlatanlar bir bir rezil rüsva oluyor. Ne yaparsanız yapın amacınıza ulaşamayacaksınız. Bize diz çöktüremeyeceksiniz.

Yine bu süreçte terörle mücadeleye destek vermesi gerekirken PYD, YPG’ye terörist diyemeyen siyasi partiye de sesleniyorum; buradan sağlık çalışanları olarak ülkemizle uğraşanlara meydan okuyoruz. Yedi düvele, ülkemizdeki taşeronlarına, FETÖsünden DAEŞine, teröristine, terör sevicisine, hainine, kalleşine, topuna meydan okuyoruz.  Ülkemiz için kin besleyen, aziz milletimizin kötülüğünü isteyen, şehit analarının yüreğine düşen ateşle keyif bulan tüm kalleşlere lanet okuyoruz. Hepinize lanet olsun. Hepinize lanet olsun. Hepinize lanet olsun!

Bizler sizin gibi korkakların, sırtlanların, kalleşlerin yaşadığı onursuz hayata inat;
Tarih boyunca vatanımız için, namusumuz için, bayrağımız için ölüme; düğüne gider gibi giden bir milletiz.

Dağlarda kar olsa da baharımız var bizim
Sahra’da çöl olsa da serâbımız var bizim
Siyah bir kâbus gibi karartsa tüm âfâkı
Yolumuza mihmandar hilâlimiz var bizim
Gür çıksa ne olur nâdânın baykuş sesi
Gök kubbeyi titreten ezanımız var bizim
Terakkî sanıyor çıktım dediği fezâyı
Arş’ta yüce makamda dergâhımız var bizim
Aldırma serkeşin külhân-ı dünya tavrına
Hadsizlere had koyan heybetimiz var bizim
Bâkî kalacak bilir şu üç günlük saltanat
Asırlara hükmeden tarihimiz var bizim
Namert elinde top tüfek olsa ne gam
Mehmetçik namıyla serdârımız var bizim
Aziz millettir, ayağına vurulmaz pranga
Hürriyete can veren şühedâmız var bizim
Murâd etse Kerbelâ’yı bin uğursuz sırtlan
Bir pençede kahreden Murtezâmız var bizim
Zalimin kibrinden hâvf eylemeyin dostlarım
Âlemlerin sahibi Allah’ımız var bizim

Herkes bilmelidir ki bizler; terör ve çatışmadan arındırılmış adil bir dünya istiyoruz. Özümüz ve sözümüz birdir. Sömürgeci güçler bölgemizden kovulmadan, kanlı terör örgütlerinin kökü kazınmadan barışın tesis edilemeyeceğini pekâlâ hepimiz biliyoruz.

İşte bu yüzden, milletimizin desteğini, ümmetin duasını en büyük güç olarak yanında taşıyan Mehmetçiğimizin terörü ve eli kanlı örgütleri yok edeceğine yürekten inanıyor, bugün burada bize destek veren;

Acil Tıp Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneğine, Acil Tıp Uzmanları Derneğine, Acil ve Afet Sağlık Hizmetleri Derneği, Alternatif Tıp Uygulama Derneğine, Aymelek Derneğine, Bilinçli İlaç Kullanımı Derneğine, Biyomedikal Teknikerleri Derneğine, Ebe ve Hemşireler Derneğine, Hasta ve Çalışan Hakları Güvenliği Derneğine, Hayat Vakfına,Hekim Hakları Derneğine, Hekimler Birliği Vakfına, İlaç Sektörü Mensupları ve Eczacılık Derneğine, İlkyardım Derneğine, Kritik Bakım Derneğine, Nadir Hastalıklar Derneğine, Odyoloji ve Odyometri Teknikerleri Derneğine, Öz Sağlık-İş Sendikasına, Palyatif Sağlık Hizmetleri Derneğine, Paramedik Ve Hastane Öncesi Acil Tıp Derneğine, Sağlığın Geliştirilmesi Derneğine, Sağlık Bilişim ve Teknoloji Derneğine, Sağlık Eğitimcileri Derneğine, Sağlık Hakkı ve Hasta Haklarını Savunma Derneğine, Sağlık Mensupları Dayanışma Toplum Sağlığı ve Çevreyi Koruma Derneğine, Sağlık Stratejileri ve Sosyal Politikalar Derneğine, Sağlık ve Medeniyet Derneğine, Sağlık ve Sosyal Alanda Kalite Ve Akreditasyon Derneğine, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Derneği Federasyonuna, Sağlık Yönetimi Birliğine, Sağlık Yönetimi ve Eğitimi Derneğine, Sağlıklı Yaşam Gençlik ve Spor Akademisi Derneğine, Sağlıkta Birlik Derneğine, Sağlıkta Kaynak Yönetimi Derneğine, Tıbbi Sosyal Hizmet Derneğine, Toplum Ruh Sağlığı Derneğine, Tüm Acil Tıp Teknisyenleri ve Paramedikler Derneğine, Türkiye Evde Sağlık ve Sosyal Hizmetler Derneğine, Türkiye Sağlık Turizmi Federasyonuna, Uluslararası Hasta Güvenliği ve Sağlık Finansmanı Araştırmaları Merkezine, Uluslararası Sağlık Bakım Çalışanları Derneğine ve siz çok değerli sağlık çalışanlarımıza katılımlarınız için şükranlarımı sunuyorum.

Allah, birliğimiz, dirliğimizi bozmasın. Rabbim kahraman askerlerimizin, kahraman polislerimizin, kahraman sağlık çalışanlarımızın yar ve yardımcısı olsun. Ve buraya Mehmetçiğimize destek vermek için gelen siz değerli sağlık çalışanlarımıza en kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyor, bir kez daha Afrin şehitlerimiz başta olmak üzere tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabırlar diliyorum.

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır! Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır!

Daha Fazla Göster

© 2015 SADEFE

Oğuzlar mahallesi Barış Manço caddesi 1388. sokak 52/6 Balgat / Ankara

Telefon:

0(312) 231 20 08